İranlı yazar ve Ortadoğu uzmanı Dr. İsmail Selami, 11 Eylül olayını küresel politikayı iki farklı kavşağa doğru kutuplaştıran bir hadise olarak nitelendirdi. Selami, 11 Eylül sonrası dönemin “tüm dünyada, özellikle de İslam dünyasında tozu dumana kattığını” söyledi.

Selami, “11 Eylül sonrası dönem ABD hükümetine, teröre karşı savaş açma ya da bunu açıkça söyleme bahanesi verdi. Aynı zamanda, Müslüman dünyasına karşı bir haçlı savaşı açma ve bölgesel stratejik hükümetleri istikrarsızlaştırma çabalarını hızlandırma ve temize çıkarma bahanesi de verdi. Böylece korkunç hedeflerinin üstünü örtebilecekti” ifadelerini kullandı.

Analist, 11 Eylül’ün açık bir şekilde ABD tarafından düzenlenmiş Ortadoğu’da büyük ölçekli sinsi bir rejim değişikliği programına öncülük yapmayı hedefleyen bir trajedi olarak tanımladı.

ABD’nin 11 Eylül sonrasındaki dönemde İran hükümetlerini devirme konusundaki çabalarına da değinen Selami, 2007’de Amerika’nın CIA’in yönettiği, Tahran’ın nükleer enerji programı konusunda casusluk yapma ve İslami yönetime muhalif olan isyancı grupları desteklemek gibi operasyonlara 400 milyon dolar ödenek ayırdığını söyledi.

Analist ayrıca Washington’un Suriye’deki rejim değişikliği ajandasına değinerek, ABD’nin 6 ay içinde Suriye’de kukla bir rejim kurma hayalinin ‘tuzla buz olduğunu’ belirtti.

Selami, “Washington’un Suriye’de ve İran’da rejim değişikliği programı duvara tosladı. Bu tür çabalar, Washington’daki istihbari think-tank kuruluşlarının bölgedeki egemenliklerini koruma politikalarında ve İslam Cumhuriyeti’nin artan siyasi etkisine karşı koymadaki umutsuz bir biçimde kafası karışık politikalarının göstergesidir” dedi.