Uyan ve gör artık… Seni alaya alıyorlar, vücudunu pazarlıyorlar reklamlarda filmlerde, saklaman gereken bu emaneti veriyorsun onların ellerine. Onlar zayi ediyorlar seni… İşin bittiğinde kenara atıyorlar, bu sefer başka bir kadının vücudu oluyor erkeklerin gözlerini kamaştıran, sahneleri neşelendiren ya da KANDIRILAN DİYELİM BUNA! Hani sendin bir ara TV programlarında gezen! Bir programdan diğerine yetişemeyen, hani sendin ne oldu? Neden koydular kenara şimdi seni, bunu düşünmüyor musun hiç? Kendini bu kadar ucuza mı pazarlıyorsun? Ama bunun suçlusu yine sensin, neden mi?
Zira Allah sana ne kadar değerler vermiş, Resul’ün İslam adına nice savaşlarda bulunmuştu… Kerbela sahrası Zeynep’in hicabına şahitlik etmiş, orada ne zorluklara katlanılmıştı… Unuttun sen yapılanları ya da şeytan seni de kandırmayı başardı…

Suçlusun çünkü;

Sen kendi değerine sahip çıkmazsan kim çıkacak senin adına! Sen savaşmazsan batılla, hak için kim savaşacak söyle kim? Adına Müslüman dediklerin ve sonra örtüne bir pislik gibi bakanlar mı? Yoksa hiç utanmadan el uzatanlar mı? Hangileri?

Sen korumazsan ziynetini kim koruyacak ey kadın söyle kim? Onlar aç köpekler gibi fırsat kolluyorlar kapında, sense onların yemini veriyorsun örtünü açmakla… Ama doymaz onlar daha da isterler senden. Bu sefer bir fazlasını, kıyafetini, sonra iffetini, sonra namusunu ve sonraları…

Uyan ey örtünün sahibi!

Rabbin seni ne kadar sevmiş ki seni diline almış, Kuran’a yazmış adını, zikrinde toplamış örtünü: ” İnanan kadınlara da söyle:

”Bakışlarından bazısını yumsunlar, ırzlarını korusunlar. Süslerini göstermesinler. Ancak kendiliğinden görünenler hariç…”‌ (Nur – 31)

Ama sen bu değerin farkında değilsin. Âlemlerin yaratıcısı sevmiş seni, âlemlerin yaratıcısı vermiş adını, onun yarattığı madudiyetler değil…

Ve sizler;

Elimden alıp adına laiklik dediğiniz ve elimden alıp adına özgürlük dediğiniz hakkımı almak için, beni, örtümü yere koymakla tehdit edeceğinizi mi sanıyorsunuz! Sizler, ey gafiller! Ey kıyamet günün azabından korkmayanlar!

Ben kulağıma okutulan ezanla doğdum. Ezanda Muhammeden Resulullah zikrini işledim yüreğime… Nakış nakış bir annenin kızına işlediği çeyiz misali… Bir kızın en güzel nasihatidir HİCABI en güzel çeyizdir örtüsüne olan sadakati…

Önümü kapatmakla, beni alaya alıp kendini çağın kadını, milenyum erkeği gibi gösteren sefillere bu nidam;

Ben canımdan bile geçsem, geçmem örtümden, deseniz ki aç başını en iyi imkanlarla hayatını yaşa doya doya, deseniz ki ya ölüm ya örtün, sizi bu sefer alaya ben alırım ve alıyorum da… Örtüm ve hicabım adına olan ölüm benim için şereftir, bu şerefi bana yaşatan İlahi Teâlâ’ya şükrümdür kanımın her damlası… Şehadettir o zaman içtiğim şerbet ve sadakatimin örneğidir kefenimdeki ”La ilahe illallah Muhammeden Resulullah”‌ işlemesi…

Hicabım, şükrümdür Allah’a.

Hicabım, borcumdur Fatımaya.

Hicabım, onurum, ziynetim izzetimdir aslında…

Vesselam-u Aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh…