Suudi Arabistan’a bağlı el-Arabiye Kanalı Genel Sekreteri Abdurrahman Raşid’in Şark’ul Evsat gazetesinde “Cihat Nikahı… İddia mı Gerçek mi?!” başlığıyla yayımlanan son makalesini yayımlamadan önce şunu ifade etmek gerekir: “Cihat nikâhı diye ortada dolaşan haberlerin aslı yoktur” diyenler şuna dikkat etsinler; bu makalenin sahibi Suudi Arabistan Medyasının en önemli güçlerinden biri olan el-Arabiye kanalının en tepesindeki isimlerden biridir ve böyle bir nikâhın olduğunu dile getirmiştir.

Abdurrahman Raşid, “Cihat Nikahı… İddia mı Gerçek mi?!” başlıklı yazısında şunları kaydetmiş:

Amerika’nın Irak’a başlattığı savaş döneminde Suudi Arabistan’da ansızın boşanmış bir kadın çocuklarıyla birlikte kayboldu. Onun kaybolması ile ilgili haberler Suudi Arabistan basınında geniş yer buldu. Ancak birkaç hafta sonra Arabistan emniyet birimlerinin çabaları sonucu kadının Irak’a gittiği ve el-Kaide örgütüne katıldığı ortaya çıktı.

Önce hiç kimse bu habere inanmıyordu. Bir kadın, hem de muhafazakar Arabistan camiasından kalkıp evini, ailesini bırakıp savaş diyarına yolculuk edecek! Bu yüzden insanların birçoğu başta bu habere inanmıyordu. Fakat bir süre sonra her şey anlaşıldı. O, gerçekten de Irak’a gitmiş ve el-Kaide örgütü ile irtibat kurmuştu. Onun Arabistan ve Yemen’de bulunan el-Kaide unsurlarıyla da irtibatı vardı. O, Yemen pasaportu ile Irak’a giriş yapmıştı.

Birkaç yıl sonra şu gerçek ortaya çıktı: Bu kadının Irak’a gitmedeki asıl amacı el-Kaide örgütünün lideri Ebu Mus’ab Zerkavi ile evlenmekti. Nitekim onunla evlendi. Fakat bir süre sonra Zerkavi onu boşadı. O da el-Kaide örgütünün yöneticilerinden bir başkası ile evlendi. Bir müddet sonra ondan da boşandı ve bu örgütün diğer unsurları ile evlendi. Onun daha sonraki evliliklerine ilişkin elimizde yeterli bilgi bulunmuyor; zira birkaç ay sonra yapılan operasyonların birinde öldürüldü.

Bu gerçek hikâye tekfirci terörist şeyhlerin gençlerin beyinlerini yıkama konusunda nasıl bir nüfuza sahip olduklarını ortaya koyması açısından son derece önemlidir. İşte bu yüzden Tunuslu Bakan Bin Ceddu, basın toplantısında Tunuslu kızların cihat nikâhı için Suriye’ye gittiklerini ve hamile olarak geri döndüklerini söylerken önemli bir gerçeği ortaya koyuyor.

Evet, bu çok tuhaf ve anlaşılamaz bir durum değildir. Gençlerin beyinleri yıkanıyor. Öyle ki rahatça ve büyük bir iştiyakla savaşa gidiyorlar. Kızlar ve kadınların beyinleri yıkanıyor. Öyle ki bu gençlere cinsel hizmet sunmanın büyük bir ibadet olduğuna inanarak cihat nikâhına koşuyorlar. Tekfirci şeyhler tüccarlara benziyorlar. Onların hedefi sadece kendi çıkarlarına ulaşmaktır. Onların kendilerini tatmin etmek için yapmayacakları hiçbir iş yoktur. Onlar şehadet, cennet, huri vb. kavramlarla gençleri aldatıyorlar.

Fakat şunu unutmamak gerekir ki insanın beynine tecavüz etmek, ona cinsel tecavüzde bulunmaktan daha tehlikelidir. Zira beynine tecavüz edilmiş bir fert her işi yapabilir ve her türlü cinayeti işleyebilir.